Hayata Destek’le konuştuk: İnsani yardımda ‘iletişim’ önemli mi?

Sivil toplum alanında faaliyet gösteren farklı aktörlerin bir araya gelerek bilgi ve tecrübelerini paylaşmalarını ve böylece iyi örneklerin çoğalmasını amaçlayan Sivil Toplum Buluşmaları serisi tüm hızıyla devam ediyor. 2018 yılının ilk konuğu birçok ilde yürüttüğü projelerle insani yardım alanında faaliyet gösteren Hayata Destek Derneği’ydi.

Hayata Destek Derneği 2005 yılından bu yana afetlerden etkilenen kişilerin temel hak ve ihtiyaçlarına erişebilmeleri için çalışan bir dernek. Ancak afetten kasıt yalnızca doğal afetler değil. Aynı zamanda savaşlar ve göçlerin neden olduğu olumsuz yaşam koşulları da bu bağlamda ele alınıyor. Bu nedenle çalışma alanlarının içinde mülteciler de var, mevsimlik tarım işçileri de.

Dernek’in iletişim ve kaynak geliştirme yöneticisi Aslı Arslan ile insani yardım alanında iletişimin önemini ve bunun kaynak geliştirme sürecine olan katkısını konuştuk.

Öncelikli olanın iletişim kurabilmek olduğunu dile getiren Arslan, kaynak geliştirme faaliyetlerinin ancak sağlıklı bir iletişim temelinde başarıya ulaşabileceğinin altını çiziyor. Zira doğru bir iletişimle şeffaf bir biçimde yürütülen projeler sizinle aynı amacı güden ve çalışmalarınıza destek vermek isteyen insanlarla bir araya gelmenizi sağlıyor.

Arslan’a göre, projelerin yürütülmesinde iletişim faaliyetlerinin hayati bir önemi var. Zira söz konusu olan yalnızca kurumsal; medyayla, kamuoyuyla ya da kaynak geliştiricilerle kurulan iletişim değil. Aynı zamanda afetlerden etkilenmiş topluluklarla da iletişimin hassasiyetle sürdürülmesi gerekiyor.

Tüm bu süreçlerde doğru ve etkili bir iletişim kurabilmek için Dernek olarak izledikleri yöntemleri şu şekilde özetliyor Arslan:

Kamuoyundaki algıyı insani yönde değiştirebilmek

Arslan,  çalışma alanları itibariyle konunun insani boyutundan çok siyasi boyutunun ön plana çıkması riskine dikkat çekiyor. Bu nedenle konunun kamuoyunda daha anlaşılır olması ve afet mağdurlarıyla empati kurulabilmesi için bu alanda bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor.

Türkiyede bireysel bağışçılığın çok yeni bir kavram olduğunu belirten Arslan, olayın siyasi boyutu da eklendiğinde mültecilik alanındaki bireysel bağışların çok düşük olduğunu belirtiyor. Bu nedenle bireysel bağışçılar çok kıymetli. Burada iletişimi sürdürmek, katkılarının değerini ifade edebilmek bağışçıların başka STK’lara yaklaşımını da değiştirebiliyor.

İnsan hikayelerine odaklanmak

Konunun insani boyutunu vurgularken insan hikayeleriyle ilerlemek çok şeyi değiştirebiliyor.  Bu hem dinleyenin konuyu istatistiklerin ötesinde, insani bir boyutta  kavramasını sağlıyor hem de mağdurun yaşadıklarını anlatmasına ve güçlenmesine imkan veriyor.

Gündemi izlemek

Gündemi takip etmek ve buraya eklemlenmek oldukça önemli. Bu, günlük hayatın koşturmacası içinde insanları yakalamanıza ve mesajınızı iletmenize imkan veriyor. Burada mevcut bilgi karmaşasını gidermeye yönelik bir iletişim kurmak önemli.

Benzer alanda faaliyet gösteren diğer kurumlarla bir araya gelmek

Arslan, sivil toplumun bir parçası olarak tek başlarına yapabileceklerinin çok sınırlı olduğunun farkında olduklarını belirtiyor. Bu nedenle benzer alanda faaliyet gösteren dernekleri bir araya getirmek amacıyla kurdukları  Sivil Toplum Afet Platformu etki alanlarını genişletebilmelerine imkan veriyor.

Hayata Destek Derneği yürüttüğü farklı projelerle afet mağdurlarının hayata tutunmalarına destek olmaya ve insani yardım alanında fark yaratmaya devam ediyor.

Etkinliğin video kaydına aşağıda ulaşabilirsiniz.

 

Sivil toplum buluşmaları serisi kapsamındaki tüm etkinlikleri Raklet etkinlik sayfasından takip edebilir, kaydınızı yaptırabilirsiniz. Sosyal medya paylaşımlarında bulunmak isterseniz  #siviltoplum #siviltoplumbulusmaları hastaglerini kullanabilirsiniz.

Netsquared Istanbul iletişim ağına dahil olup etkinliklerimizle ilgili tüm güncel haberlere erişebilirsiniz.

14 günlük ücretsiz Raklet denemenizi şimdi başlatın!

Leave a Reply