Kurumunuzda Dijital Devrim: Nereden Başlamalı?

Gelişen teknolojiler doğrultusunda dernek, vakıf ve STK’ların amaçlarına ulaşmak için izledikleri yöntemler günden güne farklılaşıyor. Sektör trendleri bu yeni teknolojiler etrafında şekilleniyor. Hâl böyle olunca da sektörde var olabilmek, fark edilebilmek için kurumunuzda yapacağınız bir dijital devrim kaçınılmaz hale gelebiliyor.

Bu dijital devrim kapsamında STK’ların işleyişlerine dahil ettikleri birtakım temel uygulamalar mevcut. Kurumunuz hâlen geleneksel yöntemlerle işleyişini sürdürüyor ya da günümüz teknolojilerini yakalamakta zorlanıyorsa bunlara göz atabilir, nereden başlayabileceğiniz ya da nelere ağırlık vermeniz gerektiği konusunda fikir sahibi olabilirsiniz.

Mektup vs E-posta

Geleneksel posta yönteminden e-posta kullanmaya geçişin birçok avantajı bulunuyor. E-postaların çok daha ekonomik oluşu ve görsel iletişiminizi daha etkili bir şekilde sürdürebilmeniz için farklı tasarımlara imkan vermeleri bu avantajlar arasında sayılabilir.

Gönderdiğiniz maillere yerleştireceğiniz birtakım bağlantılarla hedef kitlenizi web sitenize, etkinlik sayfanıza ve dilediğiniz başka adreslere yönlendirmeniz de mümkün, böylelikle gönderinizin sınırlarını  aşan bir iletişimden söz ediyoruz aslında. Raklet sayesinde gönderinizi takip edebilme, kimler tarafından kaç kez açıldığını, nereden açıldığını görebilme imkanınız da bulunuyor. Böylece iletişim stratejilerinizde belirleyici olabilecek verilere sahip oluyorsunuz.

Basılı Bültenler vs Blog Yazıları

Kurumunuzdan güncel haberler, faaliyetleriniz ve etkinlik duyurularınızı paylaşabileceğiniz bültenler sağlıklı bir iletişim sürdürebilmeniz açısından çok önemli. Ancak bunları basılı olarak üyelerinize göndermek oldukça maliyetli olabilir. Bunun yerine bültenlerinizi blogunuza taşıdığınızda hem bu maliyetlerden kurtulmuş hem de üyelerinize istedikleri içeriğe, zaman ve mekandan bağımsız olarak ulaşma imkanı sunmuş olursunuz. Ve tıpkı e-postalarınızda olduğu gibi, ek maliyetleri düşünmeden dilediğiniz görseli kullanma özgürlüğüne sahipsiniz. Görsel iletişimin  ilgiyi canlı tutmada ne denli önemli olduğunu düşündüğünüzde özenle hazırlanmış bir blog olmazsa olmazlarınız arasında yer alabilir.

Blogu cazip kılan bir başka özellik ise dilediğiniz zaman güncellenebiliyor oluşu. Değişen koşullara bağlı olarak içeriği dinamik bir şekilde üretmeye devam edebilirsiniz.

Ücretli Reklamlar vs İçerik Pazarlama Metotları

Çok daha içerik odaklı bir pazarlama sürecine geçiş yukarıdaki gelişmelerin imkan verdiği bir gelişme olarak düşünülebilir. E-postalar, blog yazıları ya da sosyal paylaşım siteleri; içeriği, pazarlama sürecinin odak noktası haline getiriyor. Bu dinamik işleyiş karşında geleneksel  pazarlama metotlarının ya da belli bir ücret karşılığında verilen reklamların dikkat çekme oranı düşürüyor. Blogunuzda ve sosyal paylaşım sitesi hesaplarınızda paylaşacağınız yaşanmış bir hikayenin etkisi, başka sitelere vereceğiniz ve çoğu zaman gözden kaçan bir reklamdan çok daha güçlü olabilir. Üstelik çok daha ekonomik.

Elden Bağış Toplama VS Online Bağış Kampanyaları

Kaynak geliştiricilerin sosyal ağlarını fonlama sürecine dahil etmeleri yeni bir olgu değil aslında.  Yeni olan, bunu  kapı kapı dolaşarak yapmaktan ziyade internet üzerinden, internetteki sosyal ağlarını da etkili bir şekilde devreye sokarak yapıyor oluşları. Yüz yüze iletişimin etki gücü hala tartışılmaz belki ama bu yöntem çok daha kısa zamanda çok daha fazla kişiye ulaşmanıza ve online ödeme imkanlarıyla bağış sürecinin tüm zorluğunu ortadan kaldırarak işleyişi çok daha dinamik hale getirmenize olanak sağlıyor.

Etkili Bağış Kampanyası Planı Nasıl Oluşturulur?

Yıl Boyunca Bağış Geliri Elde Etmenin Yolları

Etkili Bağış Kampanyası İçin 3 Etkili Adım

Bu temel adımlarla kurumunuzda bir dijital devrim gerçekleştirmeniz ve kurumunuzun işleyişini daha ileri bir boyuta taşımanız  mümkün. Ve bunun için tek yapmanız gereken Raklet’e kaydolmak.

14 günlük ücretsiz denemenizi şimdi başlatın!

 

 

 

Leave a Reply