Dünya Şirket Bağışçılığı Gününüz Kutlu Olsun!

Sosyal sorunların çözümünde aktif rol oynayan, çalışanları ile gönüllülük programı oluşturan, sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapan, onlara hibe desteği sunan şirketler, ve bu şekilde olumlu bir sosyal, ekonomik ve çevresel etki yaratmaya çalışan şirketler… Dünya Şirket Bağışçılığı Gününüz kutlu olsun!

Henüz bu tür adımlar atmamış şirketler de yakına gelsin, onlar için geç değil. Çünkü bugün, yani Şubat ayının son pazartesisi, dünyanın dört bir köşesinde Dünya Şirket Bağışçılığı Gününü (International Corporate Philanthropy Day) sizi şirket bağışçılığını keşfetmeye davet ediyor.

Bugün neler mi yapılıyor? Şirketler dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için neler yaptıklarını anlatıyorlar; geçtiğimiz yıl kaç saat gönüllülük yaptıklarını, kaç çalışanın gönüllük programına katıldığını, ne kadar hibe desteği verdiklerini, kaç kuruluşu desteklediklerini, nasıl sonuçlar ortaya koyduklarını söylüyorlar; yeni destek programlarının duyurusunu yapıyorlar; hibe hedeflerini paylaşıyorlar; çalışanlarını yaptıkları bağış ve gönüllülük faaliyetleri için ödüllendiriyorlar. Bugün başarıları kutlama ve takdir etme günü olduğu kadar, şirketlerin sosyal yatırımcılarının yaratmış olduğu faydalar hakkında farkındalık uyandırma ve diğer şirketlere ilham verme amacı da taşıyor. Dolayısıyla sosyal yatırımlarınız hakkında bol bol konuşmamız ve mesaj vermemiz gereken bir gün.

Peki siz bugünden itibaren şirket olarak daha etkili bir bağışçı/sosyal yatırımcı olmak için neler yapabilirsiniz? İşte size 10 öneri.

  1. Şirketinizin içindeki ve dışındaki paydaşlarınızın sizden beklentilerinin ve ihtiyaçlarının farkına varın. Özellikle genç nesil şirketin sosyal değişimdeki yeri ve şirketin toplum üzerindeki olumlu etkisini önemsiyor ve gerek çalışan olarak gerek tüketici olarak şirkete olan mesafesini veya bağlılığını buna göre kuruyor.
  2. Yaptığınız sosyal katkıları masraf kalemi değil, geleceğe yatırım olarak görün.
  3. Sosyal ve çevresel problemler dış dünyaya ait, sizden kopuk faktörler olmadığını, dolayısıyla bunlar çözülmediğinde sizin de iş hedeflerinizin başarısını ve şirketinizin sürdürülebilirliğinin  etkilenebileceğini unutmayın.
  4. Şirketlerin var oluş amacı paydaşlarınıza daha fazla kazandırmaksa, bunun yolunun toplumun gelişimine daha fazla yatırım yapmaktan geçtiğini hatırlayın.
  5. Henüz yapmadıysanız mutlaka bir sivil toplum kuruluşuyla eşleşin, onların uzmanlıklarından yararlanın ve birlikte fark yaratan çalışmalar gerçekleştirmeye başlayın.
  6. Çalışanlarınızın sahada, sivil toplum kuruluşu partneriniz ile omuz omuza çalışabilmesi için fırsatlar yaratın.
  7. Sivil toplum kuruluşlarının belli alanlarda kapasite ihtiyaçlarını karşılamak için çalışanlarınızın pro-bono destek vermeye / uzmanlık transferi yapmaya teşvik edin.
  8. Diğer şirketlerle biraraya gelin, neyi nasıl yaptığınızı konuşun, başarılı uygulamaları paylaşın, zorlandığınız noktaları birlikte değerlendirin ve birlikte çözüm bulmaya çalışın.
  9. Alandaki fikir liderleri ile bağlantı kurun, sosyal yatırımın kurumsal dünyadaki önemi hakkında farkındalık oluşturun.
  10. Şirketinizin sosyal yatırım programlarının etkisini ölçün ve sadece raporlama amacıyla değil aynı zamanda ilham vermek için bu sonuçları paylaşın.  

Türkiye’de son on yılda şirketlerin sosyal alanda oynadıkları rol ve sivil toplum kuruluşları ile yaptıkları işbirlikleri büyük bir gelişme gösterdi. Gerek yöneticiler gerekse çalışanlar projelerde yer aldıkça ve projeleri destekledikçe yaptıkları işin önemine inandılar, hem kendi hayatlarına anlam kattılar, hem sosyal değişime olumlu katkılarda bulundular. Şartların, ihtiyaçların ve beklentilerin çok hızlı değiştiği günümüzde planlama yapmak zor. Ama uzmanlıklarımızı ve farklı bakış açılarımızı biraraya getirdiğimizde herkes için anlamlı ve fayda yaratan yol haritaları çıkartmamız mümkün. Biz Toplum Gönüllüleri Vakfı olarak şirketlerle daha sık biraraya gelmek, özellikle gençlere yönelik sosyal yatırım programlarınızın etkisini arttırmanıza yardımcı olmak, saha izlenimlerimizi sizinle paylaşmak ve sizi gençlerle buluşturmak istiyoruz. Bunun bir parçası olarak Mayıs ayında bir toplantı dizisi başlatacağız. Siz de bu önemli diyalogun parçası olmak istiyorsanız bizimle bağlantıya geçin.

Derya Kılıçalp

Toplum Gönüllüleri Vakfı/ Kaynak Geliştirme ve Kurumsal İletişim Yöneticisi

İletişim: derya.kilicalp@tog.org.tr

 

Pikan Ajans’tan Erkan Demir ile Sürdürülebilir Düzenli Bireysel Bağış Kampanyalarını Konuştuk: Neden ve Nasıl?

Sivil Toplum alanında faaliyet gösteren aktörleri her ay bir araya getirmeyi ve iyi örnekleri çoğaltmayı hedefleyen Sivil Toplum Buluşmaları serisinin Şubat ayı konuğu Pikan Ajans’tan Erkan Demir, konumuz sürdürülebilir düzenli bireysel bağış kampanyalarıydı.

Bugüne dek çalışmalarıyla çok sayıda sivil toplum kuruluşunun iletişim ve kaynak geliştirme sürecine katkı sunan Pikan Ajans, kurucularının sivil toplum alanında çalıştıkları dönemde sürekli olarak karşılaştıkları sorunlardan hareketle yola çıkıyor. Yerel kurumların kendi içlerinde çözemedikleri bu sıkıntıları, kendileriyle aynı dili konuşan bir ajans aracılığıyla çözmelerini amaçlıyor.

Pikan Ajans’ın kurucularından Erkan Demir ile bu alandaki tecrübelerinden yola çıkarak sürdürülebilir bireysel bağış programlarının önemini ve bu programları yürütürken nelere dikkat edilmesi gerektiğini konuştuk.

Neden sürdürülebilir bireysel bağış programları?

Sürdürülebilir düzenli bireysel destek programları hangi destekçinizden ne kadar bağış geleceğini önceden bilmenize ve önünüzü görerek çok daha gerçekçi projeler geliştirmenize imkan verir.

Demir’e göre düzenli bireysel destek programları sadece maddi kaynak sağlama amacı gütmez. Sorunların çözümü ile ilgili olarak görünür olmanızı sağlar. Asıl mesele, projelerinizi gerçekleştirmenizi sağlayacak destekçi sayısına ulaşmanın yanında bir kitle, bir kamuoyu oluşturabilmektir. Bu kitleyi oluşturduktan sonra kurum olarak çözüm üretmeye çalıştığınız alanın temsilcisi haline gelebilirsiniz.

Başka bir ifadeyle kaynak geliştirme temel bir iletişim yöntemidir ve etkileri çok farklı olabilir. Yürüttüğünüz kampanya neticesinde kişiler size doğrudan maddi destek sunmamış olsalar bile sizi sosyal medyadan takip edebilir ya da çalışmalarınızda bizzat yer alabilirler. 

Demir, tam da bu nedenle iletişim ve kaynak geliştirmenin birbirinden ayrılamayacağının altını çiziyor: “Kamuoyu oluşturabilmek için bir hikayeye ihtiyacınız vardır ve bu hikayeyi de kampanya aracılığıyla insanlara ulaştırırsınız. Kampanyadan yola çıkar; kurum olarak amacınızı, ne için çaba sarf ettiğinizi insanlara net bir şekilde aktarırsınız.”

Nelere dikkat etmek gerekiyor?

  • Öncelikle kurum olarak hangi meseleye çözüm sunmak istiyorsunuz, bunun net olması ve çözüme dair bir projeyle insanların karşısına çıkmanız gerekiyor.
  • Sorma cesareti göstermek çok önemli. Destek istemek aynı zamanda kurumunuzun amacını da net bir şekilde anlatma fırsatı. Bu nedenle “hayır” cevabı önemli değil, önemli olan döngüyü nasıl kurduğunuz. İlk aşamada yalnızca sosyal medyada çalışmalarınızı takip eden bir kişi, bir sonraki yıl size destek olmaya karar verebilir.
  • Kurumsal destekçilerle kıyaslandığında bireysel destekçilerle şeffaf bir iletişim kurmak biraz daha zahmetli olabiliyor. Birkaç kişi yerine oldukça geniş bir kitleye hesap verebiliyor olmanız gerekiyor. Bu nedenle kampanya süresince kimlerle iş birliği halinde olacağınız, ne kadar süreyle kampayayı yürüteceğiniz, çıktıları hangi kanallardan nasıl paylaşacağınız sorularının cevabını önceden düşünmek, planlamak gerekiyor.
  • Açık olmak, şeffaf olmak ve talep etmek tüm bu iletişim ve kaynak geliştirme sürecinin temeli. Düzenli aralıklarla çalışmaları raporlamak ve destekçilerle paylaşmak güven kazanmanız ve desteğin sürdürülebilirliği açısından elzem.
  • Kampanyanızı yürütürken “Nasıl bir kültürün içindeyiz ve stratejimiz ne olmalı?” sorusunu sürekli olarak sormak ve gerektiğinde güncellemeye gitmek gerekiyor. 

Etkinliğin video kaydına aşağıda ulaşabilirsiniz.

 

 

Sivil toplum buluşmaları serisi kapsamındaki tüm etkinlikleri Raklet etkinlik sayfasından takip edebilir, kaydınızı yaptırabilirsiniz. Sosyal medya paylaşımlarında bulunmak isterseniz  #siviltoplum #siviltoplumbulusmaları hastaglerini kullanabilirsiniz.

Netsquared Istanbul iletişim ağına dahil olup etkinliklerimizle ilgili tüm güncel haberlere erişebilirsiniz.

Ücretsiz hesabınızı şimdi oluşturun!