Çorbada Tuzun Olsun Derneği Umudu Çoğaltmaya Devam Ediyor

Netsquared Istanbul tarafından Raklet sponsorluğunda Tasarım Atölyesi Kadıköy iş birliğiyle gerçekleştirilen Sivil Toplum Buluşmaları serisinin ikincisi Çorbada Tuzun Olsun Derneği’nden Ahmet Türker ve Yasemin Uluçınar’ın katılımıyla geçtiğimiz hafta gerçekleşti.

Hem insan kaynağının (profesyoneller, gönüllüler, bağışçılar) hem de finansal kaynakların sürdürülebilirliği sivil toplum alanının en önemli sorunlarından birini oluşturuyor. Kısa zamanda çok sayıda gönüllüye ulaşan ve sürdürülebilir bir yapı olmayı başararak sokakta yaşamak zorunda kalan çok sayıda insanın hayatına dokunan Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile bu iki alandaki sürdürebilirliği nasıl sağladıklarını konuştuk.

Çorba Önemli Ama Aslolan Diyalog

Çorbada Tuzun Olsun Derneği sokaklarda ötekileştirdiğimiz, korktuğumuz, çoğu zaman görmezden geldiğimiz insanları nasıl kazanabileceğimiz sorusundan hareketle yola çıkmış bir dernek ve amacını şu şekilde açıklıyor:

Evsizlik; madde bağımlılığı, alkol bağımlılığı, suç oranlarıyla da iç içe geçmiş çok fazla  parametresi olan bir durum. Amacımız yalnızca çorba dağıtıp bu insanların karınlarını doyurmak değil, aynı zamanda farkındalık yaratmak ve çorba dağıtırken diyalog kurmak. Çorba dağıtımı sırasında bu insanlarla iletişime geçebiliyor ve madde bağımlılığı konusunda bilgilendirip atölyelere dahil edebiliyoruz örneğin.

Sokakta yaşayan bu insanların hayatlarına dokunurken özenli davranılması gerektiğinin ve başka travmalara yol açmamak için dezavantajlı grubu tanımanın oldukça önemli olduğunun altını çiziyorlar. Bu nedenle Dernek, uzmanlarla ve bu alanda faaliyet gösteren diğer kurumlarla iş birliği halinde çalışıyor.

Gönüllülerle İlişkiler

“Sokaktaki insanları nasıl kazanabiliriz?” sorusunun yanında Dernek’in sorduğu bir diğer soru da “Gönüllüleri nasıl kazanabiliriz?”.

Çorbada Tuzun Olsun Derneği’nin çoğunlukla gençlerden oluşan bir gönüllü ağı var. Çok sayıda gönüllüye ulaşıp gönüllülük faaliyetlerinin devamlılığını sağlayabilmek birçok sivil toplum kuruluşu için sorun teşkil edebiliyor. Dernek bu alandaki başarısını öncelikli olarak tüm ideolojik çatışmaların ötesinde çok insani bir noktada faaliyet gösteriyor olmalarına bağlıyor:

Başka alanlarda çatışan kitleler burada çatışmıyor. Bu tip tartışmalara girmeyip yalnızca ortak bir amaç için bir aradalar. Gönüllülerin de karar mekanizmalarının içerisinde yer almalarına, inisiyatif kullanabilmelerine özen gösteriyoruz. Hiyerarşinin olmadığı yatay ve şeffaf bir yapılanmanın içerisinde olmaları devamlılığı sağlayan önemli bir etken. Zira sivil toplum alanındaki güvensizlik gönüllülük faaliyetlerinde de oldukça belirleyici

İnisiyatif Olarak Yola Çıkıp Dernekleşmeye Giden Yol

Çorbada Tuzun Olsun Derneği son 10 aydır dernek olarak faaliyet gösteren ve bunun öncesinde inisiyatif olarak varlığını sürdüren bir yapı. Bir inisiyatif olarak devam edebilecekken neden dernekleştiklerini şöyle açıklıyorlar:

Daha fazlasını yapabilmek için dernekleştik. Yaptıklarınızın farkına vardıklarında resmi kurumlar, kurumsal şirketler destek olmak istiyorlar ancak bunun için bizim de kurumsal bir yapıda olmamız gerekiyor. Dernekleştiğinizde artık hukuki zeminde varlık gösteriyorsunuz ve kalıcı çözümler için bu şart.

Dernek olduğunuzda insanlar, resmi makamlar, şirketler sizi çok daha fazla ciddiye alıyorlar. Dernekleştikten sonra artık çeşitli sponsorluklar yoluyla finansal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini sağlayabiliyoruz.

Çorbada Tuzun Olsun Derneği çözüm odaklı yaklaşımıyla yaşadığımız tüm kutuplaşmaların ötesinde umudu çoğaltmaya ve çok sayıda evsizin ve gönüllünün hayatına dokunmaya devam ediyor. Örneklerin çoğalması dileğiyle…

Sivil toplum buluşmaları serisi kapsamındaki tüm etkinlikleri Raklet etkinlik sayfasından takip edebilir, kaydınızı yaptırabilirsiniz. Sosyal medya paylaşımlarında bulunmak isterseniz  #siviltoplum #siviltoplumbulusmaları hastaglerini kullanabilirsiniz.

Netsquared Istanbul iletişim ağına dahil olup etkinliklerimizle ilgili tüm güncel haberlere erişebilirsiniz.

Ücretsiz hesabınızı şimdi oluşturun!

Raklet Techsoup Türkiye’de!

Sivil Toplum Kuruluşlarının ihtiyaç duydukları yazılımlar bazen bütçelerini aşabiliyor. İş yüklerini azaltıp etki alanlarını genişletebilecekleri güvenilir çözümlerden bu nedenle mahrum kalabiliyorlar. Siz de bu kurumlardansanız size güzel bir haberimiz var.

Techsoup,  sivil toplum örgütleri için yürüttüğü yazılım bağışı programıyla kâr amacı gütmeyen kuruluşların teknolojiye erişimlerini desteklemeyi hedefleyen bir kuruluş. Yazılım bağışçısı firmalar ve çözüm arayışındaki kurumları bir araya getirmeyi amaçlıyor.

TechSoup Türkiye Bağış Programı ise Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin (STGM) TechSoup ile ortaklığı kapsamında hayata geçirilmiş bir program. Techsoup Türkiye’ye üye olan sivil toplum kuruluşları yine Techsoup Türkiye  bünyesindeki yazılımlardan indirimli olarak hizmet alma imkanına sahip.

Ve güzel haber: Raklet de artık Techsoup Türkiye yazılım bağışçıları arasında!

Türkiye’de kayıtlı bulunan ve programa uygunluk kriterlerini karşılayan tüm sivil toplum kuruluşları her bağış karşılığında Techsoup Türkiye’ye cüzi bir idari ücret ödeyerek ürüne göre değişen indirim olanağından faydalanabiliyorlar. Techsoup Türkiye’ye üye olarak Raklet’i %50 indirimle kullanmanız mümkün.

Ayrıntılı bilgi için Techsoup Türkiye sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

 

Daima Güncel Bir Üye Veri Tabanı Artık Hayal Değil

Topluluğunuzu uzun yıllar boyu bir arada ve aktif  tutmanın ilk şartlarından biri, kişilerinizle kurduğunuz sağlıklı iletişim. Bu sağlıklı iletişim de ancak ve ancak güncel bir üye veri tabanı sayesinde mümkün olabiliyor.

Belli dönemlerde telefonun başına oturup tüm üyelerinizi aramak ve en güncel email, adres, iş, eğitim bilgilerinin kayıtlarını bir Excel dosyasında tutmak pek de pratik bir çözüm olmasa gerek. Zira bir sonraki sene ya da 6 ay sonra, saatler ve hatta günler boyunca aynı işlemi tekrarlamak durumunda kalmanız mümkün.

Oysaki tüm bu veri güncelleme sürecini bizzat üyelerinize devredebilir, zahmetsiz bir şekilde sürekli olarak güncellenen bir üye veri tabanının keyfini sürebilirsiniz.

Üyeleriniz oluşturdukları şifre ya da sosyal ağları üzerinden Raklet hesabınıza giriş yapıp kendi profillerini güncelleyebilirler. Böylece izlerini kaybetmenize ve iletişiminizin kopmasına neden olan email, telefon ve adres değişiklikleri sorun olmaktan çıkar.

Raklet’in sağlıklı bir üye veri tabanına sahip olabilmeniz için sunduğu çözümler bununla da sınırlı değil:

  • Sistem üzerinden gönderdiğiniz email ya da sms’lerin kimlere ulaşıp ulaşmadığı bilgisi, veri tabanınızın güncelliği konusunda size fikir verecektir. Gönderilerinizle ilgili tüm raporlara Raklet üzerinden ulaşabilirsiniz.
  • Kişilerinizle bir araya geldiğiniz etkinlikler verilerini güncellemek için iyi bir fırsat. Check-in işlemleri sırasında üyelerinizin profillerini sistemde kolayca güncelleyebilmeniz mümkün.
  • Üyeniz sisteme giriş yapıp verilerini manuel olarak güncellemese bile Linkedin ya da Facebook hesabıyla giriş yaptığında verileri sistemde otomatik olarak güncellenir.
  • Veri tabanınızda üyelerinizin verilerini toplu halde güncellemeniz, üye profillerinde kurumunuz için önem taşıyan verileri özel alanlar yaratarak tutabilmeniz mümkün.
  • Tüm bu güncel verilerden yola çıkarak üyelerinizi kategorilere ayırabilir, bu kategoriler doğrultusunda kendilerine email ve sms gönderebilirsiniz.

Raklet hesabınızdaki tüm bu dinamik işleyiş sayesinde üyelerinizin en güncel verilerini dilediğiniz zaman zahmetsizce Excel dosyasına aktarmanız mümkün.

Veri tabanınız tüm güncelliğiyle topluluğunuzla bağlarınızı güçlendirmeniz için hizmetinizde! 

Ücretsiz hesabınızı şimdi oluşturun!

 

Sivil Toplum Kuruluşları için Google, 40.000$’a varan reklam desteği sağlıyor!

Raklet olarak STK’ları teknolojik açıdan güçlendirebilmek için çalışırken aynı amaca hizmet eden başka bir uygulamayı da sizlerle paylaşmak istedik. Belki de yalnızca arama motoru olarak kullandığınız Google, normalde ücretli olan bazı servislerini sivil toplum kuruluşları için ücretsiz olarak sunuyor. Aylık 10,000$ değerindeki ücretsiz AdWords reklamları desteği, eğer iyi bir kampanya yürütülebilirse 6 ayın sonunda 40.000$’a kadar çıkabiliyor örneğin.

STK’ların yeni teknolojileri en düşük maaliyetle işleyişlerine dahil edebilmeleri oldukça önemli zira bu yeni teknolojiler sayesinde etki alanlarını çokça genişletebiliyorlar. Sivil Toplum Kuruluşları için Google programı ise tam da bunu amaçlıyor. Bir STK olarak bu hizmetten yararlanıp kurumunuzun ismini daha çok kişiye duyurabilmek için öncelikli olarak yapmanız gereken, Techsoup Türkiye’de kaydınızı oluşturmak. Türkiye’deki tüm sivil toplum kuruluşları başvuru yapabiliyorlar.

Kaydınızı oluşturduktan sonra programa uygun olup olmadığınız araştırılıyor. Uygunluk kriterlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Peki uygun bulunmanız hâlinde ne gibi hizmetlerden yararlanabiliyorsunuz?

  • Aylık 10,000$ değerinde ücretsiz AdWords reklamları

Anahtar kelime hedeflemesi yoluyla Google.com’da kurumunuzun web sitesini tanıtmak için aylık 10,000$ değerinde ücretsiz AdWords reklamlarından yararlanabiliyorsunuz. Bu şu anlama geliyor: Faaliyet gösterdiğiniz alandaki anahtar kelimelerle Google’da arama yapıldığında kurumunuz üst sıralarda çıkıyor. Bu yolla çok daha fazla gönüllüye, bağışçı ve üyeye erişebiliyorsunuz. Üstelik bu fırsatı verimli bir şekilde değerlendirebilirseniz 6 ayın sonunda bu destek 40.000$’a kadar çıkabiliyor.

  • Sınırsız dosya paylaşımı, email ve daha fazlası!

Google uygumalarından STK’lar için geliştirilmiş ücretsiz özel paket dahilinde faydalabilirsiniz. Yani ekip içi kordinasyonunuz hiç olmadığı kadar etkin hale gelebilir zira ekip olarak çevrimiçi dokümanlar, e-tablolar ve sunular üzerinde gerçek zamanlı olarak çalışabilir, kolayca toplantı ve etkinlik planlamak için takvim paylaşabilirsiniz. Bulutta güvenle dosya depolayabilir ve yedekleyebilir,  dizüstü bilgisayarlarından veya başka cihazlardan video toplantılara katılabilirsiniz.

  • Youtube Premium hesap özellikleri ücretsiz!  

Sivil Toplum Kuruluşları için Google programı dahilinde Youtube kanallarının premium özelliklerinden ücretsiz olarak faydalanabiliyorsunuz. Topluluğunuzu harekete geçirmede  videoların tahmin ettiğinizden çok daha etkili olabileceğini tekrar hatırlatalım.

Kullanım sırasında nelere dikkat etmeli?

  • Eğer daha önce hiç Gmail uygulamaları gibi teknolojileri kullanmadıysanız ilk aşamada bir uzmandan destek almak zaman kaybını azaltacaktır.
  • Google  Adwords için uzman desteği çok daha gerekli olabilir zira sistem içerisindeki eğitim modüller size yardımcı olacak olsa da arama motoru optimizasyonununda (SEO) dikkat edilmesi gereken birtakım incelikler mevcut. Böylece zaman kaybetmeden etkili bir kampanya oluşturabilirsiniz.
  • Adwords kampanya raporlarınızı her ay gözden geçirmeniz; eylemlerinizin ne gibi sonuçlar doğurduğunu, ne gibi bir geri dönüşü olduğunu görmeniz açısından önemli.

Programla ilgili ayrıntılı bilgiye Sivil Toplum Kuruluşları İçin Google sayfasından ulaşabilirsiniz.

Eğer Raklet Pro ya da Premium hesabınız var ve süreçte desteğe ihtiyaç duyuyorsanız dilediğiniz zaman bizlerle iletişime geçebilirsiniz. Destek için Techsoup Türkiye ve Google Destek ekiplerine ulaşmanız da mümkün.

Bonus: Google Analytics Entegrasyonu ile Raklet Hesabınız Artık Çok Daha İşlevsel!

Google Analytics Entegrasyonu İle Raklet Hesabınız Artık Çok Daha İşlevsel!

Raklet, topluluğunuzla sağlıklı bir iletişim kurabilmeniz için gelişmeye devam ediyor. Kullandığınız iletişim kanallarının etkinliğini ölçebilmeniz ve sonrasında daha sağlıklı stratejiler geliştirebilmeniz için Google Analytics entegrasyonu özelliğini geliştirdik.

Böylece size özel sosyal ağlara kaç kişinin giriş yaptığı, hangi sayfaları görüntüledikleri, en çok görüntülenen sayfalar ve mobil kullanım oranları gibi birçok veriye artık kolaylıkla erişebileceksiniz. 

  1. Google Analytics hesabınızı oluşturmak için https://www.google.com/analytics/ adresine gidiyor ve buradan Bir Hesap Oluştur butonuna tıklıyoruz.  

2. Gmail hesabımızla giriş yapıyor ve açılan ekranda Kaydolun butonuna tıklayarak Google Analytics hesabımızı oluşturmaya başlıyoruz.

3. Hesap adı, web sitemizin adı ve websitemizin url’sini girip sektör kategorisi, raporlama saat dilimi tercihlerimizi de yaptıktan sonra, sayfa sonunda bulunan İzleme kimliği edinin butonuna tıklıyoruz.

 

4. Açılan pencerede Google Hizmet Şartları ve Sözleşmesini Kabul Ediyoruz.

5. Böylelikle izleme kimliğimiz oluşturulmuş oluyor.

 

6. Kodu sitemize entegre edebilmek için kurumumuzun Raklet hesabına gidiyor ve yönetici panelinde Ayarlar sayfasına geçiş yapıyoruz. Artık tek yapmamız gereken Yukarıdaki İzleme kimliğini kopyalayıp Ayarlar bölümündeki Google Analytics Tracker ID bölümüne yapıştırmak ve sonrasında Kaydet butonuna tıklamak.

7. Sonrasında Google Analytics hesabımız üzerinden sitemizle ilgili istatistiki verileri takip edebilir, topluluğumuzla ne derece etkili iletişim kurduğumuzu değerlendirebiliriz.

Ücretsiz hesabınızı şimdi oluşturun!

Gelirlerinizi Artırmanın Yeni Yolu: E-mail İle Aidat Toplama

Biz, siz, onlar…Hepimiz yoğun hayatlar yaşıyoruz, haliyle de yoruluyoruz. Bu yoğunlukta üye olduğumuz derneğin aidat borcunu ödemeyi unutmamız ve hatırlasak bile ödeyebilmek için yorgun argın bankaya gitmeye üşenmemiz çok normal. Dolayısıyla kurumunuzun aidat gelirlerini artırabilmek için aidat toplama konusunda öncelikli olarak yapmanız gereken iki şey var…

  • Üyelerinize aidat borçlarını doğru bir şekilde hatırlatmak
  • Aidat toplama sürecinde ödemeyi mümkün olduğunca kolay hale getirebilmek

Raklet’in email ile aidat toplama özelliği sayesinde bunları kolayca yapabilmeniz mümkün.

Raklet üzerinde üyelerinizi dilediğiniz gibi kategorilere ayırıp toplu e-mail gönderebileceğinizi zannederiz artık biliyorsunuz. Borçlu üyelerinize göndereceğiniz ve içinde ödeme butonunun da yer aldığı toplu bir mail sayesinde üyeleriniz, aidat borçlarını tek tıkla ödeyebilirler.

E-mailimizi oluştururken alıcılar kısmındaki üye listelerinden “Borçlu Üyeler”i seçip mailimize ad, soyad ve bakiye bilgilerini eklediğimizde, her bir üyemize ait borç bilgisini kendisine özel bir mail aracılığıyla hatırlatmış oluyoruz.

1 - Email

 

Üyemiz kendisine gönderdiğimiz mailin sonunda bulunan “ödeme yap” butonuna tıkladığında kendisine özel bir ödeme sayfasına yönlendiriliyor.

2 - Ödeme Sayfası

 

 

Artık tek yapması gereken kredi kartı bilgilerini girmek ve ödeme yap butonuna tıklamak.  

3 - Ödeme Başarılı

 

Üyelerinize sunduğunuz bu pratik çözüm sayesinde aidat gelirlerinizi tahmininizden çok daha fazla artırabilmeniz mümkün.  Aidat borcu ödeme mailini nasıl oluşturabileceğinizi detaylı bir şekilde anlattığımız videoyu buradan izleyebilirsiniz.

Ücretsiz hesabınızı şimdi oluşturun!

Bir Sivil Toplum Kuruluşu Çalışanının 5 Gerçeği

Belki de başından beri özel bir şirkette çalışmaktansa sivil toplum çalışanı olma hayali kurdunuz. Belki de özel sektör deneyiminiz oldu fakat radikal bir kararla üçüncü sektöre geçiş yaptınız ve evet sivil toplum dünyasının kendine has birtakım gerçeklikleri olduğu gerçeğiyle yüz yüze geldiniz.

Bu yazı sivil toplum çalışanı olmanın zorluklarını anlatıyor. Güzel haberi ise sona sakladık.

Öngörülemeyen çalışma saatleri:

Bu sivil toplum kuruluşlarına özgü bir durum olmayabilir tabi ama hayalini kurduğunuz ve sonuca ulaştığında topluma sağlayacağı faydadan güç aldığınız o projeler için geceli gündüzlü çalışma halleri, sivil toplum kuruluşlarında biraz daha sık rastlanan bir durum.

 

Pek tatminkar olmayabilen maaşlar

Evet, yüksek maaşlar ve sivil toplum öyle çok birbirinden haz eden kavramlar değil. Belki de başka yerlerde çok daha yüksek maaşlara çalışabilecekten gönül verdiğiniz amaç için aza kanaat ettiniz. Sizin gönlünüzün zenginliği yeter.

Çok Aktörlü Karar Mekanizmaları

gif 2Dernek Genel Kurul toplantıları, karar defterleri, yönetim kuruluna sunulacak teklifler…Kolay mı öyle karar almak, uzlaşmak? Değil tabi, yönetilmesi gereken nur topu gibi bir süreç var karşınızda.

 

Farklı Kitlelerle İletişim Halinde Olma

gif iletisim

Üyeleriniz, bağışçılarınız, destekçileriniz, gönüllüleriniz, sponsorlarınız, basın mensubu arkadaşlar, yerel yönetimler…Tüm bu grupların ihtiyaçları, sizden beklentileri farklı. Hepsiyle siz iletişim halinde olmayabilirsiniz tabi ama sonuçta bir iletişim yönetimi mevzusu var ortada. Peki buna hazır mıyız?

Sınırları Net Çizilmemiş Görev Tanımı

 

gif 3

Bir kurumun her şeyi olmak insanın gururunu okşayan bir durum olabilir. Ancak buradan ne iş olsa yaparım, işleri yetiştiremiyorum, ipin ucu kaçtı noktasına gelebilecek bir işleyişten söz ediyorsak görev tanımınızın çok da belirlenmiş olmadığını söyleyebiliriz. Ama gelin görünki sivil toplum alanında çalışan sınırlı insan kaynağıyla bu oldukça sık rastlanan bir durum. Neyse ki sadık bir gönüllü kitleniz var.

 

Gördüğünüz üzere sivil toplum çalışanı olmak pek kolay bir mesele değil ama o projeler hayata geçip de sonuçlarını gördüğünüzde değmesinler keyfinize:

gif 4

 

Vee güzel haber: Tüm bu zorlu süreci kolaylaştırabilcek, kurum olarak böylesi önemli başarılara imza atarken imdadınıza yetişebilecek araçlar var ve Raklet de bunlardan biri. Tüm bu koşuşturma  sırasında farklı farklı araçlar kullanarak ya da manüel olarak yürüttüğünüz süreçleri tek bir online platformdan yürütmeniz, Raklet’le mümkün! Bu sayede iş yükünüzü azaltarak kurumunuzun işleyişini çok daha etkin hale getirebilirsiniz.

Ücretsiz hesabınızı şimdi oluşturun!

Üyelik Aidatlarında Hassas Dengeler: Ortası karar, azı da çoğu da zarar

Kurumunuzun gelirleri arasında üyelik aidatları ne kadar önemli bir yer tuttuğunu ve ödeme işlemlerini ne kadar kolaylaştırırsanız aidat toplamada o denli başarılı olabileceğinizi çeşitli vesilelerle dile getirdik. Bu yazıda ise belirlediğiniz aidat miktarının ya da bunu üyelerinizden talep etme sıklığınızın süreçte ne kadar etkili olabileceğinden bahsedeceğiz.

Kurumunuzun aidat tutarına karar verirken göz önünde bulundurmanız birçok faktör var. Bunlardan en önemli iki tanesi tahmin edebileceğiniz gibi:

  • Kurumunuzun üyelik aidatı gelirleriyle neler yapmayı hedeflediği
  • Belirlediğiniz miktarın, üyelerinizin bütçesinde ne gibi bir karşılığı olduğu

Bu faktörleri nasıl formüle edeceğiniz tabiki sizlere kalmış. Üyelerinizden topladığınız aidat miktarını düşük tutup ihtiyacınız olan geliri sponsorluklar, hibeler yöntemiyle elde etmeyi amaçlayabilmeniz de mümkün. Ancak üyelik aidatı gelirleriniz sizin için önemliyse ama üyelerinize fazla da yük olmak istemiyorsanız, evvet, işte o hassas denge noktasındayız.

Üyelerinize yük olmak istemediniz, düşük sayılabilecek bir üyelik aidatı oranı belirlediniz. “Değerli üyelerimiz bu kadarını da ödeyebilirler” diye düşündünüz. Ama o da ne? Aidat ödenme oranlarınız gittikçe düşüyor. Çünkü, miktar ne kadar küçükse üyeleriniz borçlarını biriktirip öyle ödeme yoluna gidiyorlar. O içinden çıkamadığınız borçlu üyeler liste böyle böyle oluşuyor.  Dolayısıyla bu algıyı yaratmayacak ancak üyelerinizi de zorlamayacak optimum bir miktar belirlemeniz oldukça önemli.

Aylık küçük küçük ödemeler mi, bir çırpıda hepsi mi?

Aidat miktarınızı makul bir şekilde belirlediyseniz, devam edebiliriz. Üyeleriniz otomatik ödeme talimatı vermedilerse, kendilerinden her ay ödeme talep etmeniz pek iyi bir yöntem olmayabilir zira üyenizin gözünde yegâne faaliyeti üyelik aidatı toplamak bir kurum imajı çizebilirsiniz. Aman dikkat!

Bunun yerine yine her ay gönderdiğiniz, ancak aidata mevzusuna odaklanmak yerine  kurumunuzdan haberler paylaşacağınız bilgilendirme maillerinin altına ödeme butonu ekleyerek bu imajı kırabilirsiniz. Ya da veritabanınızda kolayca filtreleyebileceğiniz borçlu üyelerinize 3 ayda bir göndereceğiniz borç hatırlatma mailleri çok daha sağlıklı bir strateji olabilir. Raklet ile üyeleriniz, bu gönderdiğiniz maillerdeki ödeme yap butonuna tıkladıklarına kendilerine özel bir ödeme sayfasına yönlendirilerek işlemlerini tek tıkla gerçekleştirebilirler. Onları her ay banka hesaplarıyla uğraştıran, havale yapmaya zorlayan bir işleyişe göre çok daha etkili bir yöntem!

Ücretsiz hesabınızı şimdi oluşturun!

Etkili Gönüllü Yönetimi İçin Bilmeniz Gerekenler

Sivil Toplum Kuruluşu denince akla gelen belli başlı aktörler var; çalışanlar, üyeler, bağışçılar, destekçiler…Ancak görece daha sessiz ama bir o kadar da güçlü bir grup daha var ki onlarla iletişiminiz apayrı bir önem taşıyor. Evet, gönüllülerinizden bahsediyoruz, uğrunda çaba sarfettiğiniz amaca gönül vermiş olan güzel insanlardan.

Topluluğunuzla sağlıklı bir iletişim sürdürmek için onu homojen bir kitle olarak algılamak yerine kategorilere ayırmanızın ve özelleştirilmiş iletişim teknikleri kullanmanızın öneminden; ve Raklet’le bunu kolayca yapabileceğinizden uzunca bir süredir bahsediyoruz. Takdir edersiniz ki gönül meseleleri hassas meseleler ve gönüllü yönetimi ekstra önem arz ediyor. İşte sadık ve adanmış bir gönüllü topluluğu oluşturabilmeniz için birkaç tüyo:

Gönüllülerinize her fırsatta teşekkür edin: Gönüllülerinize emeklerinden ötürü teşekkür mailleri göndermek ya da çeşitli mecralarda kurumunuzun başarısından bahsederken gönüllülerinizin emeğinin önemle altını çizmek…Teşekkür etmenin yüzlerce yolu var, yeter ki emeği görmezden gelmeyin.

Gönüllülerinizin çabaları sonucunda ulaştığınız başarı hikayelerini paylaşın: Gönüllülerinize teşekkür ederken bunları ulaştığınız somut başarılarla ilişkilendirmeyi ihmal etmeyin. Çabalarının sonucunu somut bir şekilde görmek gönüllülerinizin bağlılıklarını ve motivasyonlarını artırmada en önemli etkenlerden biri.

Gönüllülerinizi yakından tanıyın: Hitap ettiğiniz kitlenin ihtiyaçlarını, motivasyonlarını anlamak için emek sarf edin. Gönüllülerinizin kurumunuz, projeleriniz hakkındaki geri bildirimlerini dinleyin. Fikirlerinin önemsendiğini, parçası oldukları sosyal değişim hareketinde söz sahibi olduklarını görmelerini sağlayın. Dönem dönem anketler düzenleyebilir, topluluğunuzun potansiyeli oldukça güçlü olan bu grubunu nasıl harekete geçirebileceğinize dair stratejiler geliştirebilirsiniz.

En sadık gönüllülerinizden oluşan bir takım oluşturun: Takım ruhu, zorlukların üstesinden birlikte gelindiği fikrinin oluşması önemli. Gönüllünüz tesadüfi, düzensiz, günübirlik temaslardansa bir takımın daimi bir elemanı olduğunu hissederse, motivasyonu çok daha yüksek olacaktır.

Gönüllülerinizi daha büyük roller için hazırlayın: Gönüllülerinizin gücünün farkında olmanız ve onları daha büyük sorumluluklar almaya teşvik etmeniz oldukça önemli. Bir süre sonra rutine bağlayacak olan formalite görevleri sürekli olarak gönüllülerinize vermek heyecanlarını öldürebilir. Şu iş yoğunluğundan ötürü katılamadığınız ama sizin için çok önemli olabilecek etkinliğe sizi temsil etmeleri için gönüllülerinizi göndermekle, etkili bir gönüllü yönetimi için ilk adımı atabilirsiniz mesela.

Gönüllü ağınızı yine gönüllülerinizle büyütün: Gönüllüleriniz emek verdikleri alandaki başarılarından tatmin olduklarında, gönüllü olma motivasyonlarını korur ve çevrelerindeki de bu işleyişe dahil edebilirler. Bu da gittikçe genişleyen ve etkin bir şekilde yönetmeniz gereken bir gönüllü ağı anlamına geliyor ki bunun sizler için oldukça önemli olduğuna inanıyoruz.

Raklet’te üyeleriniz, bağışçılarınızın yanında gönüllülerinizi de sisteme tanımlayabilir; kişilerinize dair çeşitli notlar, dosyalar, etiketler ekleyebileceğiniz ayrıntılı profil özelliğiyle onları çok daha yakından tanıyabilirsiniz. Gönüllülerinizin kurumunuzla olan ilişkisini görebilir, iletişiminizi bu doğrultuda ister mail, ister sms yoluyla sürdürebilirsiniz. Böylece gönüllü yönetimi sürecini kolayca etkili hale getirerek kurumunuza olan desteği artırabilirsiniz.

Ücretsiz hesabınızı şimdi oluşturun!

 

Kaynak Geliştirme Alanında Elle Tutulamayan Değerlerin Önemi

Dernek, vakıf ve STK’ların başarılı bir şekilde yönetilip etki alanlarını geliştirmelerinde, işleyişlerini bir bütün olarak ele almaları oldukça önemli. Bu bütüncül bakış açısı, genellikle göz ardı edilen elle tutulamayan değerleri yeniden sahneye çağırıyor.

Bu değerlerin neler olduğunu ve kurumların kaynak geliştirme süreçlerinde ne derece önemli olabileceklerini; Türkiye’de sivil toplum, özel sektör ve kamuda yer alan farklı aktörler arasındaki iletişimi artırarak faaliyetlerin sosyal etki alanlarını genişletmeyi amaçlayan Çözüm Alanı danışmanlarından Derya Kılıçalp anlatıyor:

Kaynak geliştirme, bir ilişkiler bütünü olarak tanımlanabilir. Sivil toplum kuruluşları, kapasitelerine ve faaliyet alanlarına göre kaynak geliştirme araçlarını kullanırlar. Her kaynak geliştirme modeli, her sivil toplum kuruluşu için uygun olmayabilir. Hedef kitle, coğrafi konum, çalışılan alan, insan kaynağı gibi faktörler kaynak geliştirmede kullanılacak araçları ve modelleri belirlemede yardımcı olur. STK’lar kaynak geliştirme süreçlerini kapasite ölçümlemelerini yaparak yönetmelidir. Bu ölçümleme STK’ların itibar, konumlanma, sürdürülebilirlik gibi konularda hangi aşamada olduklarını da gösterecek nitelikte olmalıdır. Ancak bu şekilde yapılan kaynak geliştirme stratejisi; kurumun, paydaşların ve zamanın değişen ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitede olabilir.

Gelelim kurumsal kapasitenin ve bütçesinin içinde görülmeyen, hesaplanamayan, elle tutulamayan değerlere. Birçok STK’nın göz ardı ettiği ancak örgütün devamlılığında büyük rol oynayan görülmeyen varlıklar (intangible assets), itibarın avantajları ve dezavantajları olarak farklı alanlarda karşılarına çıkmaktadır. Bu alanlardan biri de kaynak geliştirme faaliyetleridir.

Örgütlerin elle tutulamayan değerleri;

  • Kimlik,
  • İmaj,
  • Güvenilirlik,
  • Etik,
  • Şeffaflık,
  • Kalite,
  • Paydaş odaklılık,
  • İletişim,
  • Deneyim ve birikim,
  • Bilgi,
  • Yönetişim,
  • Fiziki çalışma koşulları,
  • Sosyal adalet algısı,
  • Verilen sözlerin tutulması, tutarlılık,
  • Entelektüel ve sosyal sermayeleridir.

Örgütlerin elle tutulamayan değerlerini kaynak geliştirme faaliyetlerinde konumlandırıyor olması; bağışçıların ve paydaşların, kurumu kalabalığın içinde, kendi ilkeleriyle örtüşen anahtar kelimeler ve değerleriyle aradığında kolayca bulabilmesi ve kurumun yanında olmaktan gurur duyması demektir.

Bir STK;

  • Alanında danışılan,
  • Öncelikli paydaş olarak seçilen,
  • Çalışanların tercih ettiği,
  • Bağışçıların güven duyduğu ve inandığı,
  • İlkelerini şeffaflık ve sosyal fayda odaklı kuran bir yapıya sahip olduğunda, görünmeyen varlıklarını ve elle tutulamayan değerlerini iyi yönetmiş ve fark yaratmış olacaktır.

“Kaynak Geliştirme bir ilişkiler bütünüdür.” derken biraz da bunu kastediyoruz. Tüm paydaşların kendilerini değerli ve ait hissettikleri bir örgüt, risk alırken yalnız değildir. Kriz dönemlerinde savunuculuğunu yapacak, kurumla birlikte taşın altına elini koyacak birçok paydaşı olacaktır. Çünkü kurum yönetişim yaklaşımıyla, ortak değerler yaratmayı başarmış ve paydaşlarını sürecin içerisine aktif bir şekilde dahil edebilmiş olacaktır. Böyle bir örgütlenme, ihtiyaç duyduğu finansal ve sosyal kaynağa diğer örgütlenmelerden daha kolay ve uzun soluklu ulaşacaktır.

Özellikle Türkiye’de, imaj, itibar, marka ilişkisi sivil toplum kuruluşları için hâlâ yasaklı ve tehlikeli kavramlar olarak algılanmakta. Dünyada ise sektörler arası işbirliğinde, sosyal inovasyon temelli girişimlerde ve sosyal adaletin sağlanması çalışmalarında bu ilişkiler zincirini birincil koşul olarak gözde bir yere taşınmaktadır.

Büyük kurumlardan bireysel bağışçılara kadar her kademe; verilen sözlerin tutulduğu, şeffaf, destek verilen alanın değişiminin görüldüğü ve söylemiyle uygulamaları birbirini tutan örgütlere destek olmayı tercih etmektedir.

İletişimine ve marka değerine yatırım yapmayan sivil toplum kuruluşları kısa vadede çok şey kaybediyormuş gibi görünmeyebilir. STK’lar iletişime ve marka değerinin artmasına ayıracağı bütçeyi ve insan kaynağını, alanda başka bir konuya ayırmayı tercih edebilir ancak uzun vadede finansal büyümenin ve kaynak geliştirmenin elle tutulamayan değerler ile birlikte geliştiğini göreceklerdir. Sivil toplum kuruluşlarının bu öğrenme sürecinde paydaşlarının fikir ve deneyimlerinden yararlanmaları ve onlara kulak vermelerini salık veriyoruz.

Bağışçıları Harekete Geçiren 8 Kaynak Geliştirme Mekanizması